
Özgür Özel’den tarihi uyarı: Demokratik çöküş sınırlarımız içinde kalmaz!”
ANKARA — Amerikan Dergisi Newa Week’e yazdığı makalede, iktidarın yargı yoluyla CHP’yi ve Ekrem İmamoğlu gibi güçlü aktörleri tasfiye etme çabalarının Türkiye’yi öngörülemez bir istikrarsızlığa sürükleyeceğini; bu durumun sadece Türkiye’nin değil, NATO ve Avrupa başta olmak üzere tüm bölgenin güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini savundu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’nin iç siyasetinde ve demokratik kurumlarında yaşanan aşınmanın, artık yalnızca ülkenin bir iç meselesi olmaktan çıktığını ve doğrudan küresel bir güvenlik krizine dönüştüğünü savundu. Uluslararası kamuoyuna ve bölge aktörlerine seslenen Özel, Türkiye’deki istikrarsızlığın sınırları aşarak tüm Avrupa ve ittifak sistemlerini sarsacağı uyarısında bulundu.
“Türkiye’nin Krizi Artık Bir Güvenlik Krizidir”
Özgür Özel kaleme aldığı yazıda, uluslararası gözlemcilerin bugüne kadar Türkiye’deki demokratik gerilemeyi “Türk vatandaşlarının kendi içinde çözmesi gereken bir iç mesele” olarak gördüğünü hatırlatarak, “O dönem artık sona erdi. Daha karanlık bir sayfa açıldı,” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin jeopolitik ve siyasi açıdan “istikrarsızlaşamayacak kadar stratejik bir öneme” sahip olduğunu vurgulayan CHP lideri, mevcut tablonun derin bir siyasi ve ekonomik çözülmeye işaret ettiğini belirtti. Özel, “Bugün Türkiye’de yaşananlar yalnızca demokrasiyi önemseyenleri değil; Avrupa’nın, NATO’nun, Karadeniz’in, Doğu Akdeniz’in ve Ortadoğu’nun uzun vadeli istikrarını önemseyen herkesi ilgilendirmeli” dedi.
Seçim Başarısının Ardından Yargı Kıskacı
Yazıda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hükümetinin devlet aygıtının büyük bölümünü kontrol altına aldığı, toplumun ise ekonomik sıkıntı, sosyal öfke ve kurumlara güven kaybı içinde ağır bir tabloya sürüklendiği ifade edildi. Bu baskı dalgasının, CHP’nin 2024 yerel seçimlerinde tarihi bir başarı elde ederek onlarca yıl sonra ilk kez Türkiye’nin birinci partisi olmasının ardından hız kazandığına dikkat çekildi. İktidarın siyasi rekabet yerine yargı müdahalesine yöneldiğini belirten Özel, muhalefete yönelik benzeri görülmemiş bir kampanya yürütüldüğünü savundu.
Ekrem İmamoğlu ve Belediye Başkanlarına Yönelik Baskılar
CHP lideri, muhalefete yönelik baskı sürecinin en görünür hedefinin, “Erdoğan’ın en güçlü rakibi” olarak nitelendirdiği İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) tutuklanarak görevden alınan eski başkanı Ekrem İmamoğlu olduğunu ifade etti. İmamoğlu’nun Mart 2025’te akıl dışı ve siyasi saiklerle yöneltilmiş suçlamalarla tutuklandığını ve bin yıllarla ölçülen bir hapis cezası tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirten Özel, 2025’ten bu yana yaklaşık 20 CHP’li belediye başkanı ve yüzlerce belediye görevlisinin kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olmaksızın cezaevinde tutulduğunu açıkladı. Özel, bu duruma parti sınırlarını aşan milyonlarca insanı buluşturan büyük mitingler ve toplumsal bir seferberlikle yanıt verdiklerini ekledi.
Kurultaya “Mutlak Butlan” Müdahalesi
Yazıda, yargı eliyle muhalefeti dizayn etme çabalarına son örnek olarak, mahkemelerin “mutlak butlan” adı verilen olağanüstü bir doktrine başvurması gösterildi. Bu kararla CHP’nin 2023 Kurultayı’nın yok sayılmaya, kendisinin seçilmiş genel başkanlık görevinden alınmaya ve kurultayı kaybeden eski yönetimin yeniden göreve getirilmeye çalışıldığını belirten Özel, şu değerlendirmede bulundu:
“Asıl amaç, Türkiye’nin en büyük muhalefet partisini yargı kontrolü altına almaktı. Bu plan, Erdoğan’ın Türkiye’de kurmak istediği siyasi düzenle uyumlu hareket etmeye hazır bazı aktörlerin açık işbirliğiyle yürütülüyor. Bu sisteme ister tek parti rejimi deyin, ister tek adam yönetimi. Yönetimin mantığı aynı: Anlamlı her rakibi ortadan kaldırmak ve gerçek muhalefetin yerine denetlenen, uyumlu bir muhalefet yerleştirmek.”
Tarihsel Uyarı: “Sistemler En Güçlü Göründükleri Anda Kırılgandır”
Muhalefetin olası bir tasfiyesinin Türkiye’yi modern tarihinde ilk kez derin bir toplumsal hoşnutsuzluk ve meşruiyet kriziyle karşı karşıya bırakacağını söyleyen Özel, bunun bir “otoriter konsolidasyon” değil, “derin bir istikrarsızlık senaryosu” olduğunu vurguladı. Tarihten ders alınması gerektiğini ifade eden CHP lideri; Sovyetler Birliği, Şah dönemi İran’ı ve Doğu Bloku’nun Soğuk Savaş boyunca istikrarlı göründüğünü ancak barışçıl değişim inancı yok olduğunda bir anda çöktüklerini hatırlatarak, “Sistemler çoğu zaman tam da karşı konulamaz göründükleri anda en kırılgan haldedir,” uyarısını yaptı.
NATO ve Avrupa Güvenliği Tehdit Altında
Türkiye’nin Karadeniz’in kapı bekçisi ve NATO’nun en büyük ikinci askeri gücü konumunda olduğunu hatırlatan Özel, göç, enerji ve bölgesel güvenlik rolleri düşünüldüğünde içerideki krizlerin dışarıya taşma riski barındırdığını belirtti. İçeride meşruiyet kaybeden hükümetlerin krizleri militarize edilmiş söylemler ve jeopolitik maceralarla dışarıya taşıyabileceğine dikkat çeken Özel, mevcut eğilimlerin sürmesi halinde Türkiye’nin NATO tarihinde benzeri görülmemiş bir noktaya sürükleneceğini savundu: “Stratejik olarak vazgeçilmez ama artık demokrasi olarak işlemeyen, milyonlarca vatandaşının sistemden hoşnutsuz olduğu bir ülke.”
Özgür Özel, yürüttükleri demokratik mücadelenin sadece Türkiye’nin geleceğini değil, aynı zamanda bölgenin, Avrupa’nın ve NATO’nun da güvenlik mimarisini şekillendireceğini belirterek sözlerini tamamladı.
About The Author




