
Ali Babacan’dan Çarpıcı Gündem Değerlendirmesi: “Türkiye Derin Bir Ekonomik Krizde, Hazır Miras Tükendi”
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, katıldığı bir programda Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin sert eleştirilerde bulundu ve çözüm önerilerini paylaştı. Ülkenin net bir ekonomik kriz içinde olduğunu belirten Babacan, geçmişte biriktirilen ekonomik sermayenin artık tüketildiğine dikkat çekti.
“Hazıra Dağ Dayanmaz, Mirasın Sonuna Geldik”
Türkiye’nin işsizliğin hızla arttığı, ekonomik büyümenin durduğu ve eksiye döndüğü bir süreçten geçtiğini vurgulayan Babacan, ülkenin bunca yıldır nasıl ayakta kalabildiği sorusuna şu yanıtı verdi:
“2002-2013 arasında biriktirdiğimiz çok önemli bir mirastı; kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 74’ten yüzde 28’e düşmesi, Merkez Bankası rezervlerinin 130 milyar dolara yükselmesi bizi taşıdı. Ancak hazıra dağ dayanmaz, artık o mirasın sonuna geldik.”
Merkez Bankası net rezervlerinin eksiye düştüğünü, bütçe açığının katlanarak arttığını ve kişi başına düşen milli gelirin 14 yıl önceki seviyelere gerilediğini ifade eden Babacan, vatandaşın her geçen gün daha fazla fakirleştiğini ve alım gücünün eridiğini belirtti.
“Kötü Yönetimin Sebebi Kötü Gidişat”
Mevcut tablonun tek sebebinin kötü yönetim olduğunu vurgulayan Babacan, doğru bir yönetim anlayışı ve ehil kadrolarla krizin kısa sürede aşılabileceğini ifade etti. 2001 ve 2008 krizlerinde olduğu gibi ülkeyi yeniden düzlüğe çıkarabilecek tecrübeye sahip olduklarını hatırlattı.
Gençler, Teknoloji ve İnternet Vurgusu
Programda gençlerin yaşadığı ekonomik ve sosyal zorluklara da değinen Babacan, teknoloji ürünlerinden alınan yüksek vergileri eleştirdi:
Teknoloji Vergileri: Öğrencilerin ve gençlerin kullandığı teknoloji ürünlerindeki vergilerin sıfırlanması gerektiğini savundu.
Ücretsiz İnternet: Türkiye’deki internetin hem çok yavaş hem de çok pahalı olduğunu belirterek, iktidara geldiklerinde tüm öğrenciler ve gençler için interneti ücretsiz yapacaklarını kaydetti.
“Çözümün Temeli Hukuk Devleti ve Özgürlüklerdir”
Ekonomik sorunların temelinde özgürlüklerin kısıtlanması ve hukuk devleti ilkelerinden uzaklaşılmasının yattığını belirten Babacan, iktidara gelmeleri durumunda atacakları ilk adımları şöyle sıraladı:
Merkez Bankası, Hazine ve diğer denetleyici kurumların bir ay içinde bağımsızlaştırılması,
Kural bazlı ve öngörülebilir bir yönetim modeline geçilmesi,
İfade özgürlüğü ve basın üzerindeki baskıların derhal kaldırılması.
AB Süreci ve Dış Politika
Türkiye’nin Avrupa Birliği ilişkilerini “rayında duran ancak ilerlemeyen bir tren” olarak nitelendiren Babacan, tam üyelik gerçekleşmese bile AB standartlarını yakalamanın kendi vatandaşlarının refahı için hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.
About The Author




